İçeriğe geç

Kaç dil bilmek gerekir ?

Kaç Dil Bilmek Gerekir?

Hadi, Bizimki Ne Kadar?

İzmir’de yaşayan 25 yaşında, arkadaşlarıyla sürekli şakalaşan, ama içten içe her şeyi fazla düşünen bir gencim ben. Hani bir yandan hayatı ciddiye alıp filozof gibi derin derin düşünürken, diğer yandan birinin yaptığı şapşallığa kahkahalarla gülüyorum. İşte bu ikili halim, bazen kafa karıştırıcı olabiliyor ama şunu unutmayın: Bir insan aynı anda hem ciddi hem komik olabilir! Çünkü “Kaç dil bilmek gerekir?” sorusu tam olarak tam burada devreye giriyor.

Hayatın Tadı, Dilin Kıskançlığı

Dil öğrenmek… Hani o “Yabancı dil öğrenmek, dünyayı keşfetmektir.” falan var ya, o klasik klişeyi bir kenara bırakın. Gerçekten, kaç dil bilmek gerekir? O kadar zor bir soru ki bu! Mesela ben, bir sabah kalkıp kahvemi içerken “Bugün yeni bir dil mi öğrensem?” diye düşündüm. Sonra fark ettim ki, bu sabah öğlene kadar başka dilde bir şey öğrenemem, çünkü tam olarak Türkçe’yi bile bazen anlamakta zorlanıyorum.

İzmir’de, her köşe başında bir “Selamünaleyküm!” ya da “Beyefendi, şurada bir tane peynir al” cümlesi duymak, bana her gün Türkçe’nin ne kadar güzel olduğunu hatırlatıyor. Ama “İngilizce bilmek lazım, iş görüşmelerinde yardımcı olur” diye başlayan cümleler de hiç bitmiyor. Peki ya İspanyolca, Fransızca? Girişimci olmak için Japonca mı konuşmak gerek? Giderek artan bu dil karmaşası, insanların beynini ağaç gibi karıştırıyor. Hani bir dil öğrenip dünya vatandaşı olacağım diye başladığınızda, kendinizi sürekli bir dilde kararsızca kaybolurken buluyorsunuz.

Dil Öğrenmek Ne Kadar Zor Olabilir?

Bir dil öğrenmeye karar verdiğinizde karşınıza iki seçenek çıkar:

1. Girişimci Ruhunda Bir Dil Öğrenicisi Olun

2. Mikrofonu Alıp, Artık Konuşuyorum!

Tabii ki ilkini deneyenleri sevinçle izlerken, ikinci grup hayatını sakin sakin yaşar. Hadi, buna dair kısa bir diyalogla bakalım:

Ben: “Kardeşim, bugün İspanyolca kursuna yazıldım!”

Arkadaşım: “İyi ya! Nasıldı?”

Ben: “Dersin başında ‘Hola! Bienvenido’ dedi hoca, ben de ayakta kaldım, heyecandan nasıl tepki vereceğimi bilemedim.”

Arkadaşım: “Hah! Neredeyse ‘Bir tane tost var mı?’ diyeceksin.”

Ben: “Yani bir dil öğrenmenin zorlayıcı olduğunu anlamaya başladım, evet. Ama sabır bu işin sırrı.”

Dil öğrenmek aslında korkulacak bir şey değil. Hani başta çok zor gibi görünse de, sürekli pratik yaparak “Kaç dil bilmek gerekir?” sorusunun cevabını kendinize verebilirsiniz. Tabii bir de dil öğrenirken yaşadığınız o tuhaf anlar var. Mesela İspanyolca öğrenmeye çalışırken, bir restoranda garsona “Bir pizza lütfen!” demek için “Uno pizza, por favor!” dedikten sonra, garsonun suratını görmelisiniz. Düşünsenize: “Bu adam bana pizza mı söylemeye çalışıyor, yoksa kaç para diye soruyor?”

Bir Dil, İki Kişilik… Ama Üçüncü Dil, Kaç Kişilik?

Kendimle dalga geçmekten keyif aldığım bir konu da şu: İki dil öğrendim diye bir anda profesyonel oluyorum! Hadi canım, bırakın bu işi. Dil öğrenirken tam olarak kim olduğunuzu unutabilirsiniz. Örneğin, akşam yemeklerine çıkan bir arkadaş grubuyla Fransızca konuşmayı deneyin. Bir yandan “Çıkmadık yer bırakmadık” derken, diğer yandan İngilizceye nasıl geçeceğinizi çözmeye çalışırsınız. Tıpkı bizim Türklerin o meşhur dil karmaşasına benziyor. Hani İngilizce, Fransızca, İspanyolca derken… Tüm bunları tek dilde çözmek imkansız.

İzmir’deki kafelerde bile bazen İngilizce konuşmaya başlayan turistleri görünce, hep içimden “Ne güzel, bu dili herkes öğreniyor” diyorum. Oysa, bazen onlarla konuşmaya çalışırken ne kadar komik anlar yaşadığımı hatırlıyorum:

Ben: “How are you?”

Turist: “I am fine. You?”

Ben: “Ben… Eh… Yağmur yağıyor galiba.” (Ama tabii, o an İngilizce’yi düzgün konuşamıyorum, Türkiye’de de Türkçe! İkisi birden karışıyor.)

Hadi, bir başka arkadaşımın dil öğrenme yolculuğuna bakalım:

Arkadaşım: “Ben Almanca öğrendim, ya sen?”

Ben: “Almanca mı? Hiç sevmedim. Ama bir gün belki Fransa’ya giderim, orada biraz Fransızca öğrenebilirim, bilemiyorum.”

Arkadaşım: “Bu kadar kararsız olmak zor ya! Belki bugün Rusça başlasan daha iyi olurdu.”

Ben: “Vallahi, deneyeceğim. Rusça herhalde şu an çok popüler.”

Ama sonuçta, kaç dil bilmek gerekir? Sadece birini doğru bildiğinizde, her şeyin daha kolay olduğunu fark ediyorsunuz.

Sonuç Olarak: Kaç Dil?

İşte o büyük soruya gelirken, belki de gerçek cevap şudur: Bir dil bilmek, bazen üç dil kadar etkili olabilir. Çünkü doğru kullandığınızda, hangi dil olursa olsun, bir iletişim dili bulabiliyorsunuz. Dil öğrenmek, yalnızca bir “bilme” meselesi değil, “görme” meselesidir. Dil, dünyayı algılayış şeklimizi değiştirir. Benim için, bir gün beş farklı dilde selamlaşabilmek, dünyayı keşfetmek anlamına gelir. Bir dil bilmek yetmez, bazen iki dil, üç dil, hepsi bir arada sizi farklı bir insan yapar. Ama unutmayın, her dilin tadı bambaşka. Yani, evet, belki de üç dil… Ama belki bir tane bile yeter.

Ve size söyleyeyim mi? Belki de bu yazıyı üç dilde yazmam lazımdı, ama neyse, Türkçe yeterli oldu!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

beylikduzu escort beylikduzu escort avcılar escort taksim escort istanbul escort şişli escort esenyurt escort gunesli escort kapalı escort şişli escort
Sitemap
ilbet yeni girişilbet girişgrandoperabet girişbetexper