📅 Mart 2026 itibarıyla Hicri takvime göre içinde bulunduğumuz yıl 1447 Hicrî yılıdır. Bu, Miladî 2026 yılının (özellikle Mart ayında) büyük çoğunluğunun 1447 AH’ye denk geldiğini gösterir; Hicri yeni yıl (1 Muharrem 1448) ise yaklaşık 16 Haziran 2026 civarında başlayacaktır. ([Islamic Relief Canada][1]) Aşağıda bu bilgi ışığında “şu an Hicrî takvime göre hangi yıldayız” sorusunu sosyolojik bir bakışla derinlemesine ele alan kapsamlı bir blog yazısı bulabilirsiniz: Biz, Zaman ve Ay: Hicrî Takvimde Şu An Hangi Yıldayız? Gözlerimi gökyüzüne kaldırdığımda soruyorum: Zaman bize ait midir, yoksa biz ona mı? Bir takvim sadece tarihlerden mi ibarettir, yoksa yaşamlarımızın ritmini, ritüellerimizi ve toplumsal ilişkilerimizi şekillendiren bir semboller…
Yorum BırakAnlık Hikaye Molası Yazılar
Giriş: Temizlik Bir Teknik İş Değil, Bir Sosyal Dokudur Bir ellerimi gresle kaplanmış yüzeye uzattığım günü hiç unutmuyorum. O anda “sıvı gres ne ile temizlenir?” diye teknik bir sorunun ötesinde bir şekilde düşünüp durdum. Bu basit ihtiyaç, evlerimizde, atölyelerimizde ve işyerlerimizde karşılaştığımız yüzeyler kadar hayatlarımızı da şekillendirir. Temizlik, yalnızca kirin ve yağın yok edilmesi değil; toplumsal normların, cinsiyet rollerinin, kültürel pratiklerin ve güç ilişkilerinin oynandığı bir alan. Bu yazı, sıvı gresin fiziksel izlerini silmenin ötesine geçerek, onun etrafındaki toplumsal yapıları, bireylerin etkileşimlerini ve günlük hayatın görünmeyen güç dinamiklerini keşfe çıkar. “Sıvı gres ne ile temizlenir?” sorusunu önce kavramsal bir bakışla…
Yorum BırakGiriş: Güç, Ses ve Toplumsal Düzen Üzerine Düşünceler Toplumsal düzen, yalnızca yasalar, kurumlar veya normlarla şekillenmez; aynı zamanda sesin, anlatının ve söylemin gücüyle de inşa edilir. Bir insan olarak gözlemlerimde fark ettiğim şey, ses temelli cümle yönteminin, siyaset bilimi açısından sadece iletişim aracı değil, aynı zamanda iktidar ve meşruiyet üretme mekanizması olduğudur. Her söz, her vurgu ve her ton, toplumsal ilişkilerde güç pozisyonunu yeniden tanımlar. Peki, ses temelli cümle yöntemi nasıl uygulanır ve bu yöntem, yurttaşlık, demokrasi ve ideolojiler bağlamında hangi sonuçları doğurur? Bu soruyu yanıtlamak için iktidar, kurumlar ve katılım perspektifinden hareket ederek güncel siyasal olayları ve teorik çerçeveleri…
Yorum BırakPhysalis Meyvesi Nerede Yetişir? – Ekonomi Perspektifinden Derin Bir Analiz Kaynakların kıtlığı üzerine düşünürken, mutfakta gördüğümüz küçük bir meyve bile bize seçimlerin ve ekonomik kararların sonuçlarını hatırlatır. Physalis, diğer adıyla altın çilek veya tozlu tomurcuk, sadece egzotik bir lezzet değil; aynı zamanda tarım ekonomisinin, piyasa dengelerinin ve tüketici davranışlarının kesişim noktasında bir örnektir. Physalis meyvesi nerede yetişir sorusu, ekonomik perspektiften ele alındığında yalnızca coğrafi bir soru olmaktan çıkar; mikroekonomik kararlar, makroekonomik etkiler ve davranışsal faktörlerle şekillenen bir analiz gerektirir. Mikroekonomi Perspektifi: Üretici ve Tüketici Kararları Mikroekonomi, bireysel üretici ve tüketici davranışlarını inceler. Physalis yetiştiriciliği, özellikle tropik ve ılıman iklim bölgelerinde…
Yorum BırakOsman Gazi Türbesinde Nöbet: Felsefi Bir Düşünce Denemesi Bir türbenin önünde durduğunuzu hayal edin. Sessizlik, tarih ve zamanın ağırlığı sizi çevreler. Peki, bir insan neden yıllar boyunca başkasının mezarının başında nöbet tutar? Bu sorunun basit bir cevabı yoktur; felsefenin temel sorularına dokunur: Etik, epistemoloji ve ontoloji açısından, insanın ölümle, tarihle ve hatıra ile kurduğu ilişkiyi nasıl anlamalıyız? Bu yazı, Osman Gazi Türbesinde neden nöbet tutulduğunu üç temel felsefi perspektiften inceleyerek modern ve çağdaş örneklerle tartışacaktır. Etik Perspektif: Nöbetin Ahlaki Boyutu Etik, doğru ve yanlışın sınırlarını çizerken, insan eylemlerini değerlendirir. Osman Gazi Türbesinde nöbet tutulması, yalnızca bir ritüel veya gelenek değil,…
Yorum BırakBitkisel Takviyeler Böbreklere Zarar Verir Mi? Bir İzmirli Gençten Mizahi Bir Bakış Bitkisel takviyeler… O kadar popüler oldu ki, her köşe başında bir tanesini satmaya çalışan biriyle karşılaşabilirsiniz. Hani şu, “Bunu içince 7 kilo vereceksin, böbreklerin şımarmaya başlayacak, 10 yaş daha genç hissedeceksin!” diyenler var ya. Ne de olsa, herkes “doğal” olana yöneliyor, değil mi? Ama bir dakika… Bitkisel takviyeler böbreklere zarar verir mi? diye sorarsak, işte o zaman işler biraz ciddiye biner. Gel, bu soruyu hem biraz eğlenceli hem de gerçekçi bir şekilde tartışalım. Ama önce bir iç sesimize kulak verelim. “Böbreklerin sana bakıyor, sen de ona bak!” İzmir’de…
Yorum BırakGiriş: Bir İç Hesaplaşma Hikâyesi Sosyal hayatın içinde ilerlerken pek çok kez durup kendi içimize bakarız: toplumun bizden beklediğiyle, kendi isteklerimiz arasında bir yerde kendimizi sorgularız. Bu sorgulama sürecine gündelik dilde “iç hesaplaşma” deriz. İç hesaplaşma, bireyin kendi davranışlarını, inançlarını ve tutumlarını, içinde yaşadığı toplumsal yapıların değerleri ve normlarıyla yüzleştirdiği bir süreçtir. Bu yüzleşme, yalnızca bireysel bir iç tartışma değil, aynı zamanda toplumla, kültürel pratiklerle, güç ilişkileriyle kesişen karmaşık bir sosyolojik süreçtir. Bu yazı, “iç hesaplaşma ne demek?” sorusunu sosyolojik bir mercekle ele alacak; toplumsal normlar, cinsiyet rolleri, kültürel pratikler ve güç ilişkileri arasındaki etkileşimleri analiz edecektir. Okuyucuya samimi bir…
Yorum BırakAşağıdaki kapsamlı tarihsel yazı, sizin belirttiğiniz çerçeveye göre Güç Birliği Partisi’nin kuruluş tarihini ve anlamını tarihsel perspektiften analiz etmektedir. Kuruluş tarihi ve bilgiler, parti resmi web sitesine ve güvenilir kaynaklara dayanmaktadır. ([gucbirligipartisi.org.tr][1]) Geçmişten Bugüne: Güç Birliği Partisi Ne Zaman Kuruldu? Geçmişi anlamak, bugünü yorumlamanın ve yarını tasavvur etmenin ön koşuludur. Bir siyasal hareketin doğduğu tarih yalnız bir takvim kaydı değildir; aynı zamanda bir toplumun umutları, hayal kırıklıkları, dirençleri ve beklentilerinin belgesel bir izdüşümüdür. Türkiye gibi tarih boyunca toplumsal kırılma, dönüşüm ve yeniden yapılanma süreçleri yaşayan bir ülkede yeni siyasal oluşumların ortaya çıkışı da bu bağlamda okunmayı hak eder. Bu yazı,…
Yorum BırakEdebiyatın Zamanında Yolculuk: Güz Dönemi ve Anlatının Büyüsü Edebiyat, yalnızca kelimelerin yan yana gelmesi değildir; o, insan ruhunun derinliklerinde yankılanan bir melodidir. Anlatının dönüştürücü gücü, okuru bir mekândan bir duyguya, bir zamandan başka bir zamana taşır. Üniversite yaşamının ayrılmaz bir parçası olan güz dönemi ise, yalnızca akademik takvimdeki bir zaman dilimi değil; aynı zamanda yaşamın, deneyimlerin ve düşüncelerin kurgusal bir zamansallığıdır. Peki, güz dönemi hangi aylar üniversite dünyasında yer alır, ve edebiyat bu zamana nasıl anlam yükler? Güz Döneminin Zaman Aralığı: Edebiyatın Saatini Kurmak Üniversitelerde güz dönemi genellikle Eylül ve Ekim aylarının başlangıcında başlar, Aralık ayının ortasına kadar sürer. Bu…
Yorum BırakAjda Bilezik Yatırımlık Mı? Bilezik Alırken Düşünmeniz Gereken Her Şey Ajda bilezik yatırımlık mı? Bugün en çok konuşulan sorulardan biri bu. Ben de birkaç hafta önce, ofiste bir arkadaşımın cebinden altın bilezik çıkarmasıyla kafamda bu soru belirmeye başladı. “Yatırımlık mı?” dedim. O an gerçekten kafam karıştı. Bir bileziğin yatırım aracı olarak kullanılıp kullanılamayacağını bir ekonomist olarak daha önce hiç düşünmemiştim. Ama hepimiz biliriz ki, bazen basit şeyler hayatımıza büyük sorular getirir. Bu yazıyı yazarken, bambaşka bir dünyayı keşfedeceğimi bilmiyordum. Ama burada size, Ajda bileziği ve benzeri bileziklerin gerçekten yatırımlık olup olmadığını anlamanıza yardımcı olacak bazı bilgiler vereceğim. Ajda Bilezik Nedir?…
Yorum Bırak