Felsefi Bir Soru: Kıvırcık, Ödem Attırır mı? Bazen basit bir soru, insanın varlık anlayışını sorgulamaya, gerçekliğin katmanlarını çözmeye ve hatta etrafımızdaki dünyayı farklı gözlerle görmeye itebilir. Mesela, bir bitki türünün insan vücudundaki etkilerini araştırmak gibi küçük bir konu, epistemolojik, etik ve ontolojik açılardan derin felsefi soruları gündeme getirebilir. “Kıvırcık ödem attırır mı?” sorusu da tam olarak böyle bir sorudur. Bir sağlık meselesi olarak algılanan bu soruya verilen yanıt, insan vücudunun doğası, bilginin sınırları ve etik değerlerimizle ilgili çok daha büyük bir tartışmanın kapısını aralayabilir. Çünkü “ödem attırmak” gibi bir eylem, yalnızca biyolojik bir etki değil, aynı zamanda insanların sağlıkla ilgili…
Yorum BırakAnlık Hikaye Molası Yazılar
Elementler Ne ile Gösterilir? Toplumsal Yapılar ve Bireylerin Etkileşimi Toplum dediğimiz şey, aslında herkesin bir şekilde içine daldığı, karmaşık ve bazen zorlayıcı bir ağ gibi. Hepimiz, bir şekilde bu ağda birbirimize bağlanıyor, toplumsal normlara uyuyor ve yaşamlarımızı bu normlar çerçevesinde şekillendiriyoruz. Bu süreç, bazen farkında olmadan biçimlendirici bir hale gelir ve bizim kimliklerimizi, davranışlarımızı ve ilişkilerimizi anlamamıza yardımcı olan en güçlü araçlardan biri haline gelir. Toplumun tüm katmanlarında bir arada var olabilmemiz için, birey olarak hepimiz belirli elementlerle – yeri geldiğinde normlar, değerler, roller ve güç dinamikleri – tanımlanırız. Peki, bu elementler ne ile gösterilir? Onları toplum içinde nasıl anlamlandırırız?…
Yorum BırakMahcup Olmak Bir Deyim Mi? Mahcup olmak, günlük hayatta sıkça duyduğumuz, zaman zaman kullandığımız bir ifade. Ancak bu ifadenin kökenine, anlamına ve toplumsal hayattaki yerine baktığımızda, “mahcup olmak bir deyim mi?” sorusu oldukça ilginç bir tartışma yaratıyor. Hem duygusal hem de analitik bir bakış açısıyla, bu soruya farklı perspektiflerden yaklaşmak oldukça eğlenceli. İçimdeki mühendis ve içimdeki insan tarafımın bu konuya dair düşündükleri de oldukça farklı. Hadi gelin, bu kelimenin kökenini ve anlamını birlikte keşfedelim. Mahcup Olmak: Duygusal Bir Kavram mı, Dilsel Bir Yapı mı? İçimdeki mühendis hemen devreye giriyor: “Mahcup olmak, dilbilimsel bir ifade ve bu haliyle bir deyim değil.”…
Yorum BırakGeçmişi Anlamak, Bugünü Yorumlamak: “Sallu Aleyhi”nin Tarihsel Perspektifi Geçmişin izlerini günümüze taşımanın, toplumsal yapıyı ve kültürel alışkanlıkları nasıl daha iyi kavrayabileceğimize dair derin bir etkisi vardır. Her dönemin kendi içindeki dinamikleri, birbirinden farklı düşünsel evreleri ve kültürel hareketleri vardır. Ancak, geçmişle kurduğumuz bağ, bugün aldığımız kararları, düşündüğümüzü ve yaşadığımızı şekillendiren bir anahtardır. Bu yazıda, İslam kültüründe ve Arap dünyasında sıkça karşılaşılan “Sallu Aleyhi” ifadesinin kökenlerine, evrimsel süreçlerine ve toplumsal etkilerine dair kapsamlı bir inceleme sunacağım. Bu inceleme, yalnızca bir dilsel çözümleme değil, aynı zamanda tarihsel bir perspektiften ele alınan toplumsal dönüşümlerin yansıması olacaktır. “Sallu Aleyhi” İfadesinin Temelleri ve İslamî Kültürdeki…
Yorum BırakGerçek Zarar İlkesi Nedir? Felsefi Bir İnceleme Giriş: Zarar ve Etik Sınırlar Üzerine Bir Düşünce Bir toplumda bireylerin davranışları, bazen diğerlerinin özgürlüklerini ve haklarını sınırlayabilir. Peki, bir kişinin özgürlüğü, başka birinin zararına yol açarsa, bu durum nasıl ele alınmalıdır? Bireysel özgürlüklerin, toplumun refahıyla çatıştığı noktada ne tür bir denge kurulmalıdır? Gerçek zarar ilkesi (real harm principle), tam da bu soruya felsefi bir yanıt arar. John Stuart Mill’in “Özgürlük” adlı eserinde bahsettiği bu ilke, bir toplumda bireylerin birbirlerine zarar vermedikleri sürece özgür olmalarını savunur. Ancak, bu ilkenin uygulanabilirliği ve kapsamı, etik, epistemolojik ve ontolojik açılardan birçok soruyu gündeme getirir. Gerçek zarar…
Yorum BırakZikir Çekerken Arada Konuşulur mu? Psikolojik Bir Bakış İnsan davranışlarını anlamak, bazen göründüğü kadar basit olmayabilir. Duygusal ve bilişsel süreçlerin karmaşık etkileşimi, her an yeniden şekillenen içsel dünyamızda gizlidir. Bu yazıda, özellikle bir dini uygulama olan zikir sırasında arada konuşulup konuşulamayacağını psikolojik açıdan inceleyeceğiz. Zikir, bir anlamda bireyin zihinsel ve duygusal dünyasına odaklanmasını sağlayan bir pratiktir. Ancak bu pratiğin içsel doğası, toplumsal ve bireysel etkileşimlerin nasıl şekillendiğine dair önemli ipuçları sunar. Zikir çekerken arada konuşmak, bireyin ruhsal hallerini ve toplumsal bağlamını anlamamıza yardımcı olabilir. Zikir ve Zihinsel Odaklanma Zikir, bir anlamda zihinsel bir yoğunlaşma ve meditasyon pratiğidir. Ancak bu yoğunlaşma,…
Yorum BırakBir sabah, gözlerini dünyaya açan bir insan, ilk nefesini alırken, bilinçli ya da bilinçsiz olarak birçok şeyi içselleştirir: Hava, su, gıda, güvenlik… Bu unsurlar, bizim yaşamak için ihtiyaç duyduğumuz temel unsurlardır. Ama aslında, varlığımız sadece fiziksel ihtiyaçlarla sınırlı mıdır? İnsan, sadece hayatta kalmak için mi var olmalıdır, yoksa onun daha derin, daha soyut ihtiyaçları da mı vardır? İnsanın hayatta kalma içgüdüsü, derinlemesine bir varlık arayışıyla nasıl bir bağ kurar? Bu yazıda, bireylerin ihtiyaçlarının sadece biyolojik gereksinimler olmadığını, aynı zamanda etik, epistemolojik ve ontolojik boyutlarıyla da ele alacağız. Bireylerin İhtiyaçları: Etik Perspektif İhtiyaçlar, etik açıdan ele alındığında, sadece hayatta kalma ile…
Yorum BırakAlay Ne Demek Savaş? – Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Edebiyat, insanlık tarihinin en eski ve güçlü anlatı biçimlerinden biri olarak, yalnızca bireysel bir varoluşu yansıtmakla kalmaz, aynı zamanda toplumsal, kültürel ve politik süreçleri de derinlemesine keşfeder. Kelimeler, her bir düşünceyi şekillendiren, duyguları harekete geçiren ve toplumu dönüştüren araçlardır. Edebiyatın en güçlü özelliklerinden biri de, görünmeyeni, sessiz olanı ve anlatılmayanı söze dökme gücüdür. Bu gücü en iyi kullanan temalardan biri de alay, çünkü alay, yalnızca bir mizah biçimi değil, aynı zamanda bir eleştirinin, bir eleştirinin ve bir tür savaşın en belirgin şeklidir. Alay, kelimelerle yapılan bir savaş gibi düşünülebilir. Bir dil…
Yorum BırakTablet Yem Nasıl Kullanılır? Psikolojik Bir Bakış Açısı İnsan davranışlarının ardındaki bilişsel ve duygusal süreçler, beni her zaman derinden etkilemiştir. Bir tabletin nasıl kullanılacağı, çoğu zaman düşündüğümüzden çok daha karmaşık olabilir. Kimi zaman bir tedavi aracı olarak, kimi zaman ise yaşam kalitesini artıran bir çözüm olarak karşımıza çıkar. Ancak tablet kullanma alışkanlığı, yalnızca fiziksel değil, bilişsel, duygusal ve sosyal boyutlarıyla da şekillenir. İster ilaç olsun, ister dijital bir cihaz, insanların bir tableti nasıl kullandığı, onların psikolojik yapısı hakkında önemli ipuçları verir. Tabletin kullanımı, sadece bir teknolojik beceri değil, aynı zamanda bireysel ve toplumsal ilişkilerle derin bir bağlantıya sahiptir. Bu yazıda,…
Yorum BırakCehennemdeki Ağacın Adı Ne? – Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Analiz Biraz düşündüğünüzde, cehennem kelimesi, tüm duyguların, düşüncelerin ve toplumların derinliklerinden çıkan korku ve tehditlerle ilişkilidir. Ancak, bu mistik ve teolojik kavramın çok ötesine geçebiliriz. Cehennem, sadece bir öte dünya simgesi olmakla kalmaz; aynı zamanda içinde bulunduğumuz toplumsal yapıları, gücü, adaleti ve güçsüzleri de yansıtan bir metafordur. Cehennemdeki ağacın adı ne, sorusu, sadece dini bir merakla değil, toplumsal düzenin, iktidar ilişkilerinin ve insan haklarının nasıl şekillendiğini sorgulayan bir araç olarak karşımıza çıkar. Bununla birlikte, bu soruyu siyaseten incelemek, bize mevcut toplumların nasıl işlediğine dair derinlemesine bir bakış açısı sunabilir. Bu yazıda,…
Yorum Bırak