Kayseri’nin Sessiz Sokaklarında Bugün Kayseri’nin o dar, taş döşeli sokaklarında yürürken içimde garip bir sıkıntı vardı. Sabah kahvemi içerken bir mesaj geldi: “Akşam yemeğe geliyoruz, hesap lütfen nasıl söylenir?”… İlk başta bunu şaka sanmıştım. Ama mesajın ucunda bir ciddiyet, bir soğukluk vardı. O an kalbim sıkıştı, ellerim titredi. Bazen küçük bir cümle, tüm bir günü değiştirebilir. Yavaş Yavaş Anlayan Kalp Kafamda tekrar tekrar dönüp duruyordu: “Hesap lütfen nasıl söylenir?” Bu sadece bir yemek hesabı sorusu değildi; aramızdaki sessiz gerginliği, yıllardır biriktirdiğimiz kırgınlıkları hatırlatıyordu bana. Günlüklerime yazdığım satırlar bir bir gözümün önünden geçti. Kaç kere “belki bir gün söyleyeceğim” diye beklemiştim,…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Dinde Akıllı ve Zeki Olmak Ne Anlama Gelir? Yine bir Omh içeriğiyle karşınızdayız! Bu kez konumuz: “Dinde akıllı ve zeki olmak ne anlama gelir”. Dini tartışırken bir yandan akıllı, bir yandan zeki olmayı aynı anda taşımak kulağa hoş geliyor, değil mi? Ama durun, işin içinde akıl ve zeka girince işler biraz karışıyor. Hadi önce kafamızı toparlayalım: akıllı olmak, genellikle bilgiyi doğru değerlendirebilme ve mantıklı karar verebilme kapasitesiyle ilişkilidir. Zeki olmak ise daha çok yaratıcı düşünme, pratik çözümler üretebilme ve karmaşık durumlarda esnek davranabilme yeteneği demek. Dinde ise bu kavramlar farklı bir boyut kazanıyor. İster inançlı olun, ister eleştirel bakın, akıl…
Yorum BırakKalafat Yeri Ne? Edebiyatın Sızdırmaz Noktalarında Bir Yolculuk Kelimeler bazen bir kapı, bazen bir yara, bazen de bir onarım aracıdır. Anlatılar ise o kelimelerin birbirine tutunarak kurduğu büyük yapılardır; kimi zaman kırılgan, kimi zaman dirençli. Edebiyatın büyüsü tam da burada başlar: Dağılmış olanı toparlamak, çatlakları görünür kılmak ya da ustalıkla gizlemek. “Kalafat yeri” dediğimiz kavram, ilk bakışta denizcilikle ilgili teknik bir terim gibi görünse de, edebiyatın derinliklerinde çok daha zengin bir anlam katmanına sahiptir. Kalafat yeri, bir geminin tahtaları arasındaki boşlukların doldurulduğu, suyun içeri sızmasının engellendiği noktadır. Edebiyat perspektifinden bakıldığında ise bu, metnin kırılgan bölgeleri, anlatının boşlukları ve okurun hayal…
Yorum BırakBugün “1947 yılında hangi savaş oldu” konusunu daha yakından inceleyerek merak edilen detaylara değineceğiz. 1947 Yardım Antlaşması Nedir? Merhaba, geçen gün ofiste kahve içerken arkadaşlarla konuşurken aklıma geldi, “1947 Yardım Antlaşması nedir?” diye soran çok var. Ben de Bursa’da yaşayan, 26 yaşında ve hem Türkiye’yi hem dünyayı takip eden biri olarak bu konuyu biraz açmak istedim. Aslında bu antlaşma, modern Türkiye’nin ekonomik ve siyasi yönünü anlamak için kritik bir dönemeç. 1947 Yardım Antlaşması, resmî adıyla Türkiye ile ABD arasında yapılan “Türkiye’ye ekonomik ve askeri yardım anlaşması”, İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde ABD’nin Marshall Planı çerçevesinde Türkiye’ye yaptığı desteği ifade ediyor.…
Yorum Bırakİnfaz Koruma Memuru Nereye Atanır? Bilimsel ve Gündelik Bir Bakış “İnfaz koruma memuru nereye atanır?” sorusu, çoğu zaman merakla sorulan ama detayına girildiğinde oldukça karmaşık bir konuya işaret ediyor. Eskişehir’de üniversitede çalışırken gözlemlediğim kadarıyla, çoğu insan bu mesleği sadece hapishane memurluğu olarak görüyor. Oysa işin bilimsel ve idari boyutları oldukça geniş. Bu yazıda hem akademik perspektifi hem de günlük hayat benzetmeleriyle konuyu açacağım. İnfaz Koruma Memuru Kimdir? Öncelikle tanımı netleştirelim. İnfaz koruma memurları, ceza infaz kurumlarında güvenlik, düzen ve disiplinin sağlanmasından sorumlu memurlardır. Yani klasik tabirle “hapishane görevlisi” ama bu tanım işin sadece görünür kısmı. Bir infaz koruma memurunu, büyük…
Yorum BırakMerhaba Omh okurları! Bugün sizlerle “Yokuş aşağı hangi fren kullanılır” konusunu ele alacağız. Yokuş Aşağı Hangi Fren Kullanılır? İşte Gerçek Cevap! İzmir’de yaşayan bir genç olarak, bu şehirdeki yokuşları her gün biraz daha ciddiye alıyorum. Hani şu gidenin dönmediği yokuşlar var ya… Vahşi doğa gibi, ama asfaltla kaplanmış! Yokuş aşağı inmek, bana genellikle iki şey hatırlatır: birincisi, arabanın frenlerinin ne kadar iyi çalıştığını, ikincisi ise hayatın bazen kontrolsüz bir şekilde hızlanmasından duyduğum korkuyu. Yokuş aşağı hangi fren kullanılır, sorusu, sadece araçlar için değil, hayatın kendisi için de geçerli bir soru aslında. Gelin, yokuş aşağı nasıl fren yapılması gerektiğini, hem teknik…
Yorum BırakGitar mı Daha Kolay, Keman mı? Gitar mı, Keman mı? Bir Müzikal Savaş Müzik dünyasında her enstrümanın kendine özgü bir büyüsü var. Ancak “gitar mı daha kolay, keman mı?” sorusu, her iki enstrümanı çalmayı düşünenlerin kafasında sürekli yankılanan bir sorudur. Gitar ve keman, her ikisi de zengin melodiler yaratma kapasitesine sahip ama bir o kadar da zorlayıcı olabilirler. Peki, gerçekten hangi enstrüman daha kolay? Hadi gelin, bu soruyu birkaç açıdan tartışalım. İçimdeki mühendis hemen devreye giriyor: “Mühendislik bakış açısıyla, bir enstrümanın çalınması tamamen teknik bir mesele. Hangi enstrümanın daha kolay olduğuna karar verirken, işin içine fiziksel zorluklar, parmak hareketleri ve…
Yorum BırakFagot Çalan Kişiye Ne Denir? Müzik Dünyasının İlginç Enstrümanlarından Biri Herkesin en az bir kez duyduğu enstrümanlar vardır; piyano, gitar, davul… Ancak, bazen bir müzik parçası çaldığında, bu enstrümanlardan birinin farklı bir tonunu, farklı bir sesini duyarız. İşte o seslerden biri de fagottur. Peki, fakat, fagot çalan kişiye ne denir? Hadi gelin, bu soruya sadece dilsel değil, müzikal açıdan da bir göz atalım. Öncelikle fagot, klasik müzik dünyasında önemli bir yere sahip, oldukça derin ve güçlü bir ses yelpazesi olan bir enstrümandır. Ancak birçok kişi bu enstrümanı tanımaz ve dolayısıyla fagot çalan kişiyi de bilmez. Eğer siz de “Fagot çalan…
Yorum BırakOmh ziyaretçileri için hazırladığımız bu makalede “Evde anten yok ne yapmalıyım” konusunu sade bir dille anlatıyoruz. Evde Anten Yok, Ne Yapmalıyım? Geleceğe Bakış Teknolojinin hızla geliştiği bu çağda, her an hayatımızda bir şeylerin değiştiğini fark ediyorum. Belki de evdeki anten yokluğu, aslında düşündüğümüzden daha derin bir mesele. “Evde anten yok, ne yapmalıyım?” sorusu, sadece televizyon izleme alışkanlıklarımızı değil, aynı zamanda geleceğe dair nasıl bir yaşam kurmak istediğimizi de sorgulamamıza yol açıyor. Her şeyin dijitalleştiği, her şeyin kablosuz olduğu bir dünyada, antenin olmaması gerçekten bir sorun mu? Yoksa bu, hızla değişen dünyanın doğal bir yansıması mı? İşte bu yazı, teknolojinin geleceği…
Yorum BırakBugün “Ay kendi ekseninde dönüyor mu” konusunu daha yakından inceleyerek merak edilen detaylara değineceğiz. Ay Kendi Ekseninde Dönüyor Mu? Ay’ın, gece gökyüzünde her zaman aynı yüzünü görmemizin sebebini hiç merak ettiniz mi? Şöyle ki, gündüz ve gece boyunca Ay’ın farklı evrelerini gözlemliyoruz, ama bu evreler bir yana, her zaman bizlere bakan, aynı “yüzü” var. Peki, bu nasıl oluyor? Ay, kendi ekseninde dönüyor mu? Ay’ın Dönüşü: Bir Dönme Hikayesi Ay, evet, kendi ekseninde dönüyor. Ama bu dönüş, belki de düşündüğünüz gibi değil. Yani Ay’ın kendi etrafında dönerken bir başını bir de diğerini görmüyorsunuz. Sebebi ise, “senkronize dönme” adı verilen bir hareket…
Yorum Bırak