İçeriğe geç

Pirinçte fruktoz var mı ?

Bir Akşam, Bir Soru ve Bir Yolculuk: Pirinçte Fruktoz Var Mı?

Kayseri’de sabahları güneşin ilk ışıkları her zaman biraz daha özel gelir bana. Herkes uykusundayken, ben o ıssız sokaklarda yürürken kendimi bulurum. 25 yaşımdayım. Genç bir yetişkin olarak ne yapacağım, neye odaklanacağım bazen belirsiz olsa da, hayatımın en güzel günlerinin bu şehirde geçtiğini hissediyorum. Bir akşam, evde yalnızken, bir soru aklıma takıldı. Basit ama kafamı kurcalayan bir soru: “Pirinçte fruktoz var mı?”

Bunun peşinden sürüklendim. O kadar basit bir soru ki… ama bir şekilde bana doğru bir yön çizdi.

Pirinç ve Fruktoz: Sorunun Peşinden Gidiş

O gün aslında hiçbir şey beklemiyordum. Akşam yemeği hazırlarken başımda bir sürü düşünce vardı. Bir yandan mutfağımda pişen yemeklerin kokusu, bir yandan da günden güne değişen ruh halim… Bir de Kayseri’nin o keskin soğukları var. Dışarıda kar yağıyor. İçeriye bakan her pencere bu sessizliğe tanıklık ediyor. Bu sessizlik içinde, “Pirincin içinde gerçekten fruktoz var mı?” sorusu belirdi. Ne kadar tuhaf bir soru! Ama bir şekilde bu soruyu cevapsız bırakmak istemedim.

Saatlerce, bilgisayarımın başında “pirinç fruktoz” diye aramalar yaparken, içimde bir şeyler değişiyordu. Gerçekten hiçbir yerde kesin bir cevap bulamadım. Çevremdeki çoğu insan için bu bir mesele değildi. Ama işte ben, böyle küçük ama derin soruları kafama takan biri oldum. Her şeyde bir anlam arayarak yaşadığım gibi, bu da bir anlam taşıyordu.

Pirinç ve Fruktoz: O Anki Hislerim

O akşam, kendimi bir kaybolmuş gibi hissettim. Bir soru beni hiç ummadığım bir yolculuğa çıkarmıştı. Sadece pirinç mi? Fruktoz mu? Hayır! Sadece bir soru değil, bir arayıştı bu. Kendimi anlamak, varoluşumu kavrayabilmek adına ne kadar çok şey soruyordum. Ama her cevap, başka bir soru getiriyordu. Yaşamın içinde bir labirent gibi dönen sorular…

Evde yalnızken, derin düşüncelerle kendi kendime muhabbet ediyorum. Bir yandan arama yapıyor, bir yandan eski bir günlüğüme bakıyordum. O eski defteri karıştırırken bulduğum bir yazı, ruhumu biraz daha karıştırdı. O yazıda, pirinçle ilgili basit bir açıklama vardı. Pirinç, nişasta açısından zenginmiş ama fruktozdan yoksunmuş. Ama bir şey eksikti. Tam olarak o cevabı bulamamıştım. İçimde bir eksiklik, bir boşluk vardı.

Hayal Kırıklığı ve Gerçekle Yüzleşme

Gecenin ilerleyen saatlerinde, aslında ne kadar boş bir arayışta olduğumu fark ettim. Yine de bu soru, bana hayatımda başka bir şeyin eksik olduğunu anlatıyordu. Hep bir şeylere ulaşmaya çalışıyordum ama bazen bunun çok da anlamlı olmadığını fark etmek, derin bir hayal kırıklığına neden oluyordu.

Bir süre durdum, sessizce düşündüm. Pirinçte fruktoz olup olmadığı gerçeği ne kadar önemliydi ki? Belki de bu sadece bir örnekti, kendimle ve dünya ile ilgili daha büyük bir arayışın, belki de daha derin bir soru işaretinin işaretiydi. İnsanın sadece dış dünyaya yönelik sorulara odaklanması değil, içindeki boşlukları doldurmak için de bir şeyler arayışına girmesi gerektiğini hatırladım.

Çünkü ben, daha fazla anlam arıyordum. Her gün, her akşam, her sabah… O kadar çok şey sorguluyorum ki. Bu kadar çok okuduğum, araştırdığım bir dünyanın içinde, bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorum. İçimde bir boşluk var. O boşluk, bazen bir soru, bazen bir cevap oluyor. Bu gece de işte o soruydu.

Gecenin Sonu: Arayışım Sona Erdi Mi?

Bir süre sonra, cevapsız kalan bir soru bana daha derin bir anlayış getirdi. “Pirinçte fruktoz var mı?” sorusu basit bir biyolojik soru gibi görünebilir, ama o gece bana başka bir şey öğretti. Hayatımda cevapsız kalan sorularla nasıl başa çıkmam gerektiğini…

Sabaha karşı gözlerimi kapattığımda, içimdeki karışıklık biraz da olsa dinmişti. Belki de pirinçle ilgili olan sorum, yaşamın kendisiyle ilgili derin bir arayışa işaret ediyordu. Belki, bu tür küçük sorular, bize hayatın ve insanın içsel yolculuğunu hatırlatan yansımalar gibidir. Bazen basit bir soru, bir kapı açar; bazen de içsel bir boşluğu daha da derinleştirir.

Kayseri’nin sabahına uyanırken, hayatın soruları ve cevapları arasında yol alırken, ne kadar da küçük şeylerin içindeki büyük anlamları fark ettiğimi düşündüm. Pirinçte fruktoz olup olmadığını bilmem önemli değildi. Asıl önemli olan, soruların ve cevapların peşinden gitmeye cesaret edebilmekti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

beylikduzu escort beylikduzu escort avcılar escort taksim escort istanbul escort şişli escort esenyurt escort gunesli escort kapalı escort şişli escort
Sitemap
ilbet yeni girişilbet girişgrandoperabet girişbetexper