Şekerin Masum Görünen Zararı: Kayseri’de Bir Dostumdan Öğrendiğim Acı Gerçek
Önerdiğimiz İçerik: İneğin yavrusu olmadan süt verir mi ?
Kayseri’de yaşadığım evin küçük balkonunda, akşamları tuttuğum günlükler benim en yakın sırdaşım oldu. Yirmi beş yaşındayım ve bazen gün içinde yaşadığım küçücük bir olay bile saatlerce aklımdan çıkmıyor. İnsan bazı anları unutamıyor; özellikle de bir canlının gözlerine bakıp içinde taşıdığı sessizliği hissettiğinde…
Geçen kış, soğuk bir Kayseri akşamında hayatımın en unutamadığım günlerinden birini yaşadım. O gün, apartmanımızın arka tarafındaki boş arazide dolaşırken küçük bir köpekle karşılaştım. Tüyleri kirlenmiş, bakışları yorgun ama yine de insanlara güvenmek isteyen bir hali vardı. Ona yaklaşırken içimde hem bir heyecan hem de büyük bir üzüntü hissettim.
Adını Şeker koydum. Çünkü onu ilk gördüğümde, yüzündeki masum ifade bana çocukluğumda sevdiğim bir tatlıyı hatırlattı. Fakat zaman geçtikçe öğrendim ki Şeker ismi ona ne kadar yakışsa da gerçek şeker onun hayatında hiç de masum değildi.
Günlüğüme Yazdığım İlk Cümle: “Keşke Daha Önce Bilseydim”
O gece günlüğümü açtığımda elim uzun süre kalemin üzerinde kaldı. Ne yazacağımı bilemedim. Şeker’i eve götürmüş, ona su ve uygun yiyecekler vermiştim. Fakat içimde garip bir huzursuzluk vardı. Onun geçmişini düşündükçe kalbim sıkışıyordu.
Ertesi gün veteriner kontrolüne götürdüğümde, Şeker’in bazı sağlık sorunları olduğunu öğrendim. Veteriner, geçmişte insanların ona iyi niyetle verdiği bazı yiyeceklerin bile zarar vermiş olabileceğini söyledi. Özellikle şekerli yiyeceklerin hayvanlar için ciddi riskler taşıyabileceğini anlattığında büyük bir hayal kırıklığı yaşadım.
Çünkü çoğu insan gibi ben de bazen küçük bir tatlı parçasının bir hayvana mutluluk vereceğini düşünüyordum. Oysa hayvanların vücutları insanlarınkinden farklı çalışıyordu. Bizim için küçük bir kaçamak olan bazı yiyecekler, onlar için büyük sağlık sorunlarının başlangıcı olabiliyordu.
Günlüğüme şu cümleyi yazdım:
“Bazen sevgiyle yaptığımız bir şey, bilgi eksikliği yüzünden zarar verebiliyor.”
Bu cümle beni uzun süre düşündürdü.
Şeker Neden Hayvanlara Zarar Verir?
Şekerin hayvanlara zarar vermesinin en önemli nedeni, hayvanların metabolizmasının fazla miktardaki şekeri bizim kadar kolay tolere edememesidir. Özellikle köpekler ve kediler, insanların yediği birçok yiyeceğe aynı şekilde tepki vermez.
Fazla şeker tüketimi hayvanlarda kilo problemlerine, diş hastalıklarına ve bazı metabolik sorunlara yol açabilir. Bir hayvana sevgi göstermek isterken ona sürekli şekerli yiyecekler vermek, farkında olmadan yaşam kalitesini düşürebilir.
Şeker içeren yiyecekler hayvanların doğal beslenme düzenine uygun değildir. Doğada yaşayan hayvanlar normalde paketlenmiş tatlılar, çikolatalar veya şekerli atıştırmalıklarla beslenmez. Onların bedenleri, bizim sofralarımızdaki tatlı alışkanlıklarına göre şekillenmemiştir.
Beni en çok etkileyen şeylerden biri de şuydu: Hayvanlar bize güvendikleri için verdiğimiz her şeyi kabul ederler. Onlar, “Bu bana zarar verir mi?” diye düşünmezler. Sadece bizim sevgimize karşılık verirler.
Masum Bir Lokmanın Ardındaki Tehlike
Şeker ile geçirdiğim ilk haftalarda onun küçük alışkanlıklarını gözlemlemeye başladım. Sabahları güneş alan köşeye uzanır, dışarıdaki kuşları izlerdi. Bazen başını dizime koyar ve hiçbir şey istemeden sadece yanımda dururdu.
Bir gün mahalleden bir çocuk yanımıza geldi. Elinde küçük bir paket vardı ve Şeker’e vermek istedi. Çocuğun yüzündeki heyecanı görünce önce gülümsedim. Onun amacı sadece sevdiği bir hayvana mutluluk vermekti.
Fakat paketin içinde şekerli bir yiyecek olduğunu görünce nazikçe durumu anlattım. Çocuğun yüzündeki şaşkınlığı gördüm. Çünkü o da benim eski halim gibiydi. Sevgi ile zararın bazen aynı yerde buluşabileceğini bilmiyordu.
O an içimde büyük bir umut oluştu. Çünkü bilgi paylaşıldığında değişim başlıyordu. Bir kişinin bile bilinçlenmesi, bir hayvanın daha sağlıklı yaşaması anlamına gelebilirdi.
Şekerin Gözlerindeki Değişim
Aylar geçtikçe Şeker’in enerjisi değişmeye başladı. Daha hareketliydi, daha neşeliydi. Sabah beni kapıda karşılaması, eve geldiğimde kuyruğunu sallaması bana tarif edemeyeceğim bir mutluluk veriyordu.
Fakat onunla yaşadığım bu süreç bana sadece bir hayvana bakmayı değil, doğru şekilde sevmeyi de öğretti.
Eskiden bir hayvana yiyecek verirken sadece onun o an mutlu olup olmadığını düşünürdüm. Şimdi ise onun geleceğini düşünüyorum. Birkaç saniyelik mutluluk yerine uzun ve sağlıklı bir hayatın daha değerli olduğunu biliyorum.
Şeker sayesinde anladım ki sevgi bazen vermek değil, vermemeyi bilmektir.
Bir hayvana zarar verebilecek bir şeyi elinden almak, onu sevmediğin anlamına gelmez. Tam tersine, onu gerçekten düşündüğünü gösterir.
Hayvanlara Şeker Verirken Bilmemiz Gerekenler
Her Tatlı İnsan İçin Güvenli Olan Hayvanlar İçin Güvenli Değildir
İnsanlar çoğu zaman kendi yediği yiyecekleri hayvanlarla paylaşmak ister. Bu çok doğal bir davranıştır. Çünkü sevdiğimiz bir canlıyla güzel bir an paylaşmak isteriz.
Ancak hayvanların beslenme ihtiyaçları farklıdır. Özellikle çikolata gibi bazı tatlı ürünler çok daha ciddi tehlikeler oluşturabilir. Bazı yiyeceklerde bulunan maddeler hayvanların vücudu tarafından zararlı şekilde karşılanabilir.
Bu yüzden bir hayvana yiyecek vermeden önce onun sağlığına uygun olup olmadığını araştırmak gerekir.
Sevgi Göstermenin Daha Güzel Yolları
Şeker bana sevginin sadece yiyecekle gösterilmediğini öğretti. Onunla oyun oynamak, temiz su vermek, güvenli bir alan sağlamak ve zaman ayırmak onun için çok daha değerliydi.
Bazen insanlar hayvanları mutlu etmek için en kolay yolu seçiyor. Elindeki yiyeceği uzatmak kolay geliyor. Fakat gerçek sevgi biraz daha fazla dikkat gerektiriyor.
Bir hayvanın başını okşamak, onunla yürüyüş yapmak veya sadece yanında oturmak bile büyük bir mutluluk kaynağı olabilir.
Omh sayfamızı ziyaret ettiğiniz için teşekkürler. “Şeker neden hayvanlara zarar verir” hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın!
Kayseri’de Soğuk Bir Akşam ve İçimde Kalan Ders
İlginizi Çekebilecek İçerik: Çiçekler için en iyi gübre hangisi ?
Geçtiğimiz günlerde yine balkonumda günlüğümü açtım. Dışarıda Kayseri’nin soğuk havası vardı. Şeker ayaklarımın yanında uyuyordu. Onu izlerken aylar önceki halimi düşündüm.
Bilmeden yaptığım hataları, öğrendiğim gerçekleri ve değişen düşüncelerimi…
İlk karşılaştığımız gün onun bana ihtiyacı olduğunu sanmıştım. Fakat zamanla aslında benim de ona ihtiyacım olduğunu anladım. Şeker bana sabrı, merhameti ve gerçek sevginin ne olduğunu öğretti.
Günlüğüme son olarak şunu yazdım:
“Bir canlının hayatına dokunmak için büyük şeyler yapmaya gerek yok. Bazen sadece doğru şeyi öğrenmek ve uygulamak yeterlidir.”
Şeker artık sadece bir köpek değil. Bana küçük görünen şeylerin büyük sonuçlar doğurabileceğini hatırlatan bir dost.
Şekerin hikâyesi bana şunu öğretti: Hayvanlara sevgi verirken sadece kalbimizi değil, bilgimizi de kullanmalıyız. Çünkü onlar bize koşulsuz güveniyor. Bizim görevimiz ise bu güveni doğru şekilde karşılamak.
Bir parça şekerin kısa süreli mutluluğu yerine, sağlıklı ve uzun bir yaşamın mutluluğunu seçmek gerekiyor. Çünkü gerçek sevgi, bir canlının bugününü değil, yarınını da düşünmektir.